Tarih sadece zalimleri yazmaz
Tarih zulmü alkışlayanları görmezden gelenleri ve sessizliği tercih edenleri de yazar.
Çünkü bazı dönemlerde susmak konuşmaktan daha büyük bir tercihtir.
Bugün Gazze’de yaşananlar artık sıradan bir savaşın ötesindedir. Dünyanın gözleri önünde sivillerin hayatını kaybettiği çocukların açlıkla mücadele ettiği yaşam alanlarının ağır yıkıma uğradığı bir tablo karşısında uluslararası toplumun verdiği tepki, insanlığın vicdanını sorgulatan bir sınav hâline gelmiştir.
İnsan haklarından demokrasiden ve hukuktan söz edenlerin büyük kısmı konu Filistin olunca suskunlaşmaktadır. Güçlü olanın hukukunun işletildiği zayıf olanın ise kaderine terk edildiği bir düzen adalet düzeni değil çıkar düzenidir.
İşte bu yüzden Bosna-Hersek’ten Free Palestine sloganıyla yola çıkan Filistin Kara Konvoyu sıradan bir organizasyon değildir.
O konvoy dünyanın suskunluğuna karşı yükselen bir vicdan çağrısıdır.
Arnavutluk Yunanistan ve Türkiye üzerinden ilerleyen Gaziantep Şanlıurfa Diyarbakır ve Mardin’den sonra Irak ve Ürdün üzerinden Batı Şeria’ya ulaşmayı hedefleyen bu yolculuk kilometrelerden çok daha büyük bir anlam taşımaktadır.
Çünkü bu yolculuk insanlığın hala tamamen ölmediğini gösteren bir direniştir.
Bugün Gazze’de sadece binalar yıkılmıyor.
Vicdanlar da yıkılıyor
Sadece insanlar hayatını kaybetmiyor
Uluslararası hukuka olan güven de her geçen gün biraz daha eriyor.
Dünyanın en güçlü kurumları karar alıyor ama uygulayamıyor En yüksek kürsülerden barış çağrıları yapılıyor ama bombalar durmuyor. Güçlü devletlerin çıkarları söz konusu olduğunda işleyen mekanizmalar Filistin söz konusu olduğunda çoğu zaman sessizliğe gömülüyor.
Zulüm karşısında tarafsızlık ahlaki bir üstünlük değildir Tam tersine zalimin elini güçlendiren bir tutumdur.
Tarih, elbette zulmedenleri yargılayacaktır. Ancak mazlumun feryadını duyduğu halde susanları da unutmayacaktır.
Çünkü bazen bir kurşun kadar öldüren şey sessizliğin ta kendisidir.
Gazze bugün yalnızca Filistin’in meselesi değildir.
Gazze insanlığın vicdanının aynasıdır.
O aynaya bakıldığında görünen şey sadece yıkılmış şehirler değil adalet iddiasında bulunan dünyanın ne kadar samimi olduğudur.
Ve unutulmamalıdır ki…
Bir gün savaşlar biter.
Şehirler yeniden kurulur.
Enkazlar kaldırılır.
Fakat zulüm karşısında susanların adı tarihin vicdanında silinmeyecek bir utanç olarak kalır.












