Bingöl gibi coğrafyası zor, kışı sert, dereleri hırçın bir şehirde Devlet Su İşleri 94. Şube Müdürlüğü sıradan bir kamu kurumu değildir. Bu kurum, şehrin adeta güvenlik kalkanıdır. Taşkınları önleyen, tarıma can suyu veren, üretimi ayakta tutan DSİ’nin sahadaki gücü ise doğrudan sahip olduğu makine ve ekipman kapasitesiyle ölçülür.
Bugün gelinen noktada araç ve iş makinesi eksikliği artık inkâr edilemez bir gerçektir. Kurum yöneticilerinin liyakati, sahada fedakârca çalışan personelin gayreti elbette takdire şayandır. Ancak ekonomik ömrünü tamamlamış, neredeyse “emeklilik yaşı” gelmiş makinelerle bu ağır yükü taşımaya çalışmak sürdürülebilir değildir.
Nitekim bu yıl bünyeye katılan tek bir iş makinesinin (CİSİP) sahada oluşturduğu fark bile gerçeği açıkça göstermektedir:
DSİ’nin araç parkuru yenilendiğinde Bingöl’ün hem güvenliği hem de tarımsal üretimi bambaşka bir seviyeye ulaşacaktır.
Sorun bellidir, ihtiyaç açıktır; fakat çözüm gecikmektedir.
Buradan açık bir çağrı yapmak zorundayız.
Sayın milletvekilleri, sayın yetkililer ve ilin tüm siyasi temsilcileri…
Bingöl’ün taşkın riski ortadayken, DSİ 94. Şube’nin makine yetersizliği biliniyorken sessiz kalmak artık bir tercih değil, doğrudan sorumluluktur.
Unutulmamalıdır ki afetlerden sonra verilen mesajlar değil, afet gelmeden atılan adımlar hayat kurtarır.
Bu mesele yalnızca bir kurumun meselesi değildir; Bingöl’ün güvenlik meselesidir.
Gerekli makine ve ekipman takviyesi ivedilikle sağlanmadığı takdirde yaşanabilecek olası bir felaketin sorumluluğu yalnızca doğa şartlarına yüklenemez.
Bugün yapılması gereken nettir:
DSİ 94. Şube’nin araç ve makine parkuru derhâl ve kapsamlı biçimde yenilenmelidir.
Bu bir talep değil, Bingöl halkının en doğal hakkıdır.
Çünkü değişmeyen gerçek şudur:
Güçlü bir DSİ yoksa, güvenli bir Bingöl de yoktur.












