Bir sınıfı kapatmak kolay, peki ya o sınıfta okuyan çocukların hayatını değiştirmek?
Yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Çocuklar okullarına, öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuştu. Aileler yeni bir eğitim döneminin telaşına hazırlanırken yaklaşık 10 öğrenci ve ailesi açısından ise farklı bir tablo ortaya çıktı.
Firinci İskender Demircioğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde eğitim gören yaklaşık 10 öğrencinin, Şehit Zafer Kurt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine nakledileceği ifade ediliyor.
İşte tam da burada durup sormak gerekiyor:
Mevcut okulunda eğitim gören çocuklar neden başka bir okula gönderiliyor?
Tarafımıza yansıyan iddialara göre mevcut sınıflardan birinin kapatılması ve yerine Turizm alanında bir sınıf açılması planlanıyor.
Turizm alanı açılmasına kimsenin itirazı yok.
Mesleki eğitimin çeşitlendirilmesine de elbette karşı değiliz.
Ama yeni bir alan açılacak diye bugün o sıralarda oturan çocukların eğitim düzenini bozmak zorunda mıyız?
Asıl mesele budur.
Bir kararın diğer tarafında çocuklar var
Masa başında alınan bir karar, kâğıt üzerinde yalnızca bir sınıf değişikliği gibi görünebilir.
Ama o kararın diğer tarafında çocuklar var.
Aileler var.
Ulaşım var.
Servis masrafı var.
Yeni okul düzeni var.
Çocukların alıştıkları öğretmenlerinden ve arkadaşlarından ayrılması var.
Ve en önemlisi, ekonomik şartları zaten zor olan ailelerin üzerine binecek yeni bir yük var.
Bir sınıf kapatılırken sadece dört duvar kapatılmıyor. O sınıfta eğitim gören çocukların düzenine müdahale ediliyor.
Bu nedenle meseleye yalnızca “okul planlaması” olarak bakmak doğru değildir.
Yaklaşık 10 çocuk için çözüm üretilemez mi?
Yaklaşık 10 öğrenciden söz ediyoruz.
On öğrencinin mevcut okulunda eğitimine devam etmesini sağlayacak bir çözüm bulunamaz mı?
Eğer Turizm alanının açılması gerekiyorsa neden kademeli bir geçiş düşünülmesin?
Bugün mevcut öğrenciler eğitimlerine devam eder. Öğrenciler mezun oldukça yeni dönemde Turizm alanına öğrenci alınabilir.
Böylece hem yeni alan açılır hem de mevcut öğrenciler başka bir okula gönderilerek mağdur edilmez.
Bazen devletin, kurumların ve yöneticilerin yapması gereken en doğru şey büyük değişiklikler yapmak değil, küçük bir grubun mağduriyetini önleyecek makul bir çözümü bulmaktır.
Ailelerin ekonomik şartları da hesaba katılmalı
Bugün bir öğrencinin okulunu değiştirmek, aile açısından sadece “adres değişikliği” değildir.
Yeni ulaşım demektir.
Servis ücreti demektir.
Her ay yeniden ödenecek bir masraf demektir.
Bir ailenin bütçesine eklenecek yeni bir yük demektir.
Bu nedenle “Nasıl olsa diğer okul da eğitim veriyor” yaklaşımı yeterli değildir.
Önemli olan yalnızca çocuğun başka bir okula gönderilmesi değil, bunun çocuk ve ailesi üzerindeki sonucudur.
Eğitim hakkı, ailenin ekonomik gücüyle sınanmamalıdır.
Talebimiz net
Burada herhangi bir kurumu hedef almak veya alınan kararın gerekçesini görmezden gelmek gibi bir amacımız yok.
Ancak ortaya çıkan mağduriyet iddialarının da görmezden gelinmemesi gerektiğini düşünüyoruz.
İl Milli Eğitim Müdürlüğünden beklentimiz, yaklaşık 10 öğrencinin durumunu yeniden değerlendirmesidir.
Mevcut sınıfın yeniden açılması ve öğrencilerin eğitimlerine başladıkları okulda devam etmeleri öncelikli seçeneklerden biri olarak değerlendirilmelidir.
Turizm alanı açılacaksa da bunun mevcut öğrencileri mağdur etmeyecek şekilde kademeli bir geçiş modeliyle gerçekleştirilmesi mümkündür.
Çünkü yeni bir alan açmak ile mevcut öğrencileri korumak birbirinin alternatifi değildir.
Doğru planlama yapılırsa ikisi de mümkündür.
Çocukların hayatı planlama tablosundaki bir satır değildir
Eğitimde değişiklik yapılabilir.
Sınıflar yeniden planlanabilir.
Yeni alanlar açılabilir.
Ancak bütün bunlar yapılırken unutulmaması gereken bir gerçek var:
Çocuklar bir planlama tablosundaki rakamlardan ibaret değildir.
Her öğrencinin bir ailesi, bir düzeni, bir ulaşım sorunu ve bir hayatı vardır.
Bu nedenle yaklaşık 10 öğrencinin eğitim düzenini değiştirecek bir karar alınmadan önce, “Bu çocuklar ne yaşayacak, aileleri bu yükü nasıl karşılayacak?” sorusu mutlaka sorulmalıdır.
Bizim çağrımız da tam olarak budur:
Karar yeniden değerlendirilsin.
Mevcut öğrenciler mağdur edilmesin.
Sınıf kapatılmadan önce çocukların geleceği düşünülsün.
Turizm alanı açılacaksa kademeli geçiş uygulansın.
Çünkü eğitimde başarı yalnızca yeni sınıflar açmakla ölçülmez.
Asıl başarı, yeni bir şey yaparken mevcut öğrencilerin hakkını ve huzurunu koruyabilmektir.
Bir sınıfı kapatmak kolaydır.
Ama o sınıfta okuyan çocukların hayatını değiştirmeden çözüm üretmek, işte asıl mesele budur.
Çocukların eğitimi aksamasın, ailelerin yükü ağırlaşmasın. Yeni planlamaların bedelini mevcut öğrenciler ödemesin.















