Kıymetli dostlar,
Gazze Üniversitesi’ne kayıtlar açıldı!
Bu üniversitenin kampüsü enkazların arasında, derslikleri yıkıntıların içinde, kütüphanesi yaşanmışlıklarla dolu.
Burada bildiğimiz anlamda fakülteler yok.
Ama bölümler oldukça fazla:
İnsanlık Fakültesi, İman Fakültesi, Vicdan Fakültesi, Sabır Fakültesi, Özgürlük Fakültesi ve Mazlumları Tanıma Bölümü…
Ders programı da hayli ağır.
Sabah “İnsan Olmak” dersi var.
Ardından “Acıya Dayanmak”, “Evladını Kaybetmenin Ne Demek Olduğunu Anlamak”, “Yoklukta Sabretmek” ve “Umut Etmeyi Sürdürmek” dersleri geliyor.
Öğleden sonra ise daha zor dersler başlıyor:
“Zulüm Karşısında Vicdanını Kaybetmemek.”
Bu dersten geçmek kolay değil.
Çünkü sınav kâğıdı önünüze verilmiyor.
Sınav, doğrudan vicdanınızda yapılıyor.
Bu üniversitede hocalar da alışılmışın dışında.
Kürsülerde takım elbiseleriyle ders anlatmıyorlar.
Bir anne, kaybettiği evladının başında ders veriyor.
Bir baba, yıkılmış evinin önünde…
Bir çocuk, korkunun ortasında hayata tutunarak…
Bir genç, bütün imkânsızlıklara rağmen eğitimini sürdürmeye çalışarak…
Ders anlatıyorlar.
Üstelik ders notları da ücretsiz.
Fakat okumak isteyenin biraz cesarete, biraz vicdana ihtiyacı var.
Bu üniversitede “İnsanlık” dersi teorik değil, uygulamalı.
Laboratuvarı Gazze.
Deney malzemesi hayatın kendisi.
Sonuçları ise dünyanın vicdanına yazılıyor.
Öğrencilerin en çok zorlandığı derslerden biri de “Mazlumun Yanında Durmak.”
Bu dersin devam zorunluluğu yok.
Ama vicdanı olanlar için devamsızlık yapmak mümkün değil.
Bir başka zorunlu ders ise:
“İnandığını Söylemek ile İnandığını Yaşamak Arasındaki Fark.”
Burada herkes kendi kâğıdını kendisi okuyor.
Kimsenin notunu başkası vermiyor.
Çünkü bu üniversitede öğretim üyeleri değil, vicdanınız değerlendiriyor.
Diploma meselesine gelince…
Mezun olduğunuzda elinize altın çerçeveli bir belge verilmiyor.
Ne akademik unvanınız değişiyor ne de isminizin önüne yeni bir sıfat geliyor.
Sadece içinizde bir şey değişiyor:
İnsanlara, acıya, adalete ve hayata bakışınız.
Belki de bu yüzden Gazze Üniversitesi’nin diploması kâğıda yazılmıyor.
İnsanın karakterine yazılıyor.
Üniversitenin en önemli bölümlerinden biri de “Özgürlüğün Kıymetini Anlama” bölümü.
Bu bölümün dersini, özgürce nefes alan herkesin özellikle alması gerekiyor.
Çünkü bazı şeylerin kıymeti, ancak yokluğunda anlaşılıyor.
Ve Gazze bize bunu her gün yeniden hatırlatıyor.
Kıymetli dostlar,
Bu üniversitede mezuniyet tarihi de belli değil.
Çünkü ders henüz bitmedi.
Hatta ders devam ediyor.
Ve galiba hepimizin bir şekilde bu üniversitede öğrenciliği bulunuyor.
Kimi dersine giriyor.
Kimi uzaktan izliyor.
Kimi not alıyor.
Kimi ise sınavın kendisine hiç dokunmadığını düşünüyor.
Oysa sınav hepimizin önünde.
Sorular da çoktan soruldu:
İnsanlık nedir?
Vicdan nedir?
İman nedir?
Mazlum kimdir?
Zulüm karşısında insan ne yapmalıdır?
Özgürlük ne kadar değerlidir?
Cevap anahtarı ise kimsenin elinde değil.
Herkes kendi cevabını hayatıyla yazıyor.
Gazze Üniversitesi’nin belki de en ağır tarafı bu.
Buradan mezun olmak için çok şey bilmek gerekmiyor.
İnsan kalmak yetiyor.
Ve belki de asıl mesele şu:
Gazze bize ders vermiyor sadece; hepimizi sınava sokuyor.
Ders başladı.
Sınav devam ediyor.
Şimdi sıra bizde.















