Ülkenin dört bir yanından dumanlar yükseliyor. Alevler sadece ağaçları değil, içimizdeki huzuru, güveni ve umudu da yakıyor. Ormanlarımız yanıyor, hayvanlarımız can veriyor, evler, anılar, yaşamlar küle dönüyor. Bir yanda bilinçsiz ellerin başlattığı yangınlar, diğer yanda canı pahasına müdahale eden insanlar… Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor ama bazen bir şeyler eksik kalıyor.
Sokaklar sessiz… Yüzlerde kaygı, gözlerde ne yapacağını bilememenin verdiği çaresizlik. Yanan canların feryatları kulağımızdan gitmiyor. Ama ne hikmetse, bazı sesler hep en çok ihtiyaç duyulduğunda duyulmuyor. Görülmesi gerekenler görünmüyor, söylenmesi gerekenler söylenmiyor. Sessizlik en az yangın kadar yakıcı.
Yangın sadece bugünü değil, yarını da yakıyor. Topraklarımız yanıyor, tarım alanlarımız yok oluyor, nefes aldığımız ormanlar, bize hayat sunan oksijen tükeniyor. Her yangında sadece ağaç değil, geleceğimiz yanıyor. Gıdamız, suyumuz, iklimimiz, dengemiz… Hepsi göz göre göre elimizden alınıyor. Ve biz hâlâ yalnızca izliyoruz.
Bir yanda alışılmışın dışında sıcaklar, bir yanda ağırlaşan yaşam koşulları… Sadece fiziksel yangınlar değil, içten içe yanan başka yangınlar da var. Ekonomik zorluklar, insanların birbirine duyduğu güvenin zedelenmesi, doğaya, insana, hayvana duyarsızlık… Her köşeden bir başka acı yükseliyor. Silahlar patlamıyor belki, ama insanlar yine de her yerden saldırıya uğruyor gibi.
Ve bir başka yangın: Gazze… Her yeni haber içimizi dağlıyor. Açlıkla, susuzlukla, çaresizlikle baş etmeye çalışan çocuklar, kadınlar, yaşlılar… Yardım ulaştırmak isteyen vicdanlı insanlar, mazlumlara bir nefes olmak için yola çıkıyor. Ama zulüm orada da durmuyor. Tam da umut kıyıya yaklaşmışken, Hanzala yardım gemisi Gazze’ye ulaşmak üzereyken siyonist İsrail tarafından durduruluyor, işgal altına alınıyor. Sadece deniz değil, merhamet de ablukaya alınıyor. İnsanlık sustukça bu karanlık büyüyor.
Ama biz susmamalıyız. Sadece izlemek yetmez. Bir şey yapmak gerek. Sosyal medyada geçici paylaşımlar değil, kalıcı duyarlılıklar gerek.
Yangın mağdurlarına bir koli yardım gönder, Gazze için tüketim alışkanlıklarını gözden geçir. Sokakta yaşam mücadelesi veren can dostlarımız için bir kap mama, bir kap su koy. Evimizin önü belki birine hayat olur.
Dünyayı güzelleştirmek için büyük kahramanlıklara gerek yok. Küçük ama sürekli adımlar, vicdanlı bir duruş, samimi bir duyarlılık yeter. Herkes bulunduğu yerden bir ışık yakarsa, karanlıklar elbet aydınlığa döner.
Unutma, bazen en büyük yangınlar içimizde çıkar; ama o yangınları iyilikle söndürmek hâlâ elimizde.









