Bingöl’de uyuşturucu artmış.
Silah artmış.
Bunu artık inkâr eden yok.
İnkâr edilen tek şey şu:
Sorumluluk.
Çünkü burada ilginç bir durum var.
Sorun var ama muhatap yok.
Yerel yöneticilere bakıyorsun;
– Açılış var
– Kurdele var
– Fotoğraf var
Ama genç yok.
Varsa da sadece arka planda.
Gençler ne yapıyor diye soran yok.
Nerede takılıyorlar, kimlerle, neyin peşindeler…
Bunlar “detay”.
Detay sevmiyoruz.
Uyuşturucuya gelince…
Sanki gökten indi.
Kimse şunu demiyor:
“Biz bu şehirde gençler için ne yaptık?”
Çünkü cevap kısa olur:
Çok şey yaptık… afiş astık.
Bir kültür merkezi açılıyor mesela.
İlk gün kalabalık.
İkinci gün kilit.
Üçüncü gün zaten unutulmuş.
Ama broşürü duruyor.
Silah meselesi daha da tuhaf.
Şehirde bireysel silahlanma artıyor,
Ama güvenlik toplantılarında hâlâ aynı cümle:
“Genel olarak bir sıkıntı yok.”
Tabii yok.
Sıkıntı zaten “genel” değil.
Sıkıntı sokak arası.
Genel fotoğraflarda görünmüyor.
Yerel yöneticilerin en sevdiği refleks şudur:
Sorun çıkınca hemen Ankara’ya bakmak.
“Yetki bizde değil.”
“Bütçe yok.”
“Talimat gelmedi.”
Ama iş tabela asmaya gelince,
Yetki de var, bütçe de var, talimat da.
Bir de şu var:
Uyuşturucu konuşulunca hemen “ahlak” deniyor.
Silah konuşulunca hemen “kültür” deniyor.
Hayır.
Bu işler ne ahlak meselesi ne kültür.
Bu işler ihmal meselesi.
Gençleri yok sayarsan,
Onlar da kendilerine başka bir şeyle “varlık” kurar.
Kimi maddede,
Kimi silahta,
Kimi şiddette.
Sonra bir gün herkes şaşırır.
“Nasıl oldu bu?”
Nasıl olacak…
Şehir yönetmek, sadece kaldırım taşımak değildir.
Gençlik politikası olmayan şehirde,
Gençler kendi politikasını yapar.
Ve o politika genelde karanlık olur.
Bingöl küçük şehir.
Ama sorunlar büyük.
Daha doğrusu büyümüş.
Ve şunu açık söyleyelim:
Bu iş artık sadece “emniyetin işi” falan değil.
Bu, yerel yöneticilerin aynaya bakma vaktidir.
Ayna da kurdeleyle açılmıyor maalesef.
- Fuat Sönmez










