Bir kural vardır; evrenseldir, tartışılmaz:
Çocukların öldüğü yerde haklı dava olmaz.
Rojava’da yaşananlar budur.
Ve bu mesele sadece “Kürt katliamı” başlığıyla geçiştirilecek kadar basit değildir. Çünkü katliamın arkasında, çocukları ve bir halkı bilinçli şekilde siper eden bir örgüt aklı vardır.
Önce şunu netleştirelim:
Kürt olmak suç değildir.
Kürtler hedef değildir.
Mazlumun dili, dini, ırkı olmaz.
Ama mazlumu canlı kalkan yapanlar, tartışmasız suçludur.
YPG ve PKK yıllardır aynı yöntemi kullanıyor:
Ön safa çocukları sür,
arkaya sloganı koy,
kamerayı aç,
sonra cenazelerin önünde zılgıt çek, halay tut,
dünyaya “direniş” diye servis et.
Bu bir özgürlük mücadelesi değil,
bu ahlaki bir çöküştür.
Soruyorum:
Hangi mücadele çocuğu cepheye sürer?
Hangi ideoloji yetimi propaganda malzemesi yapar?
Hangi “halk savunması” halkın çocuklarını mezara koyarak ayakta kalır?
Cevap çok net:
Bunu yapan, halkı savunmaz; halkı kullanır.
İşin daha da rahatsız edici tarafı şudur:
Kürtleri temsil ettiğini iddia eden bu yapılar, Kürtlerin tarihsel ve toplumsal kimliğiyle, özellikle İslami kimliğiyle, açık bir kavga içindedir. Camiyi hedef alan, inancı aşağılayan, dini “gericilik” diye yaftalayan bir çizginin Kürtler adına konuşması başlı başına bir samimiyetsizliktir.
Ortada şu gerçek duruyor:
Bu örgütlerin savaşı Kürtler için değil.
Bu savaş İslam’a, topluma, ailenin ve çocuğun varlığına karşı yürütülen ideolojik bir savaştır.
Bedelini kim ödüyor?
Silahı tutanlar değil.
Yurt dışından demeç verenler değil.
Çocuklar ödüyor.
Kürt çocukları.
Sonra çıkıp “bize zulmediliyor” diyorlar.
Doğru, zulüm var.
Ama bu zulmün önemli bir kısmı, Kürtleri kendine kalkan yapan bu örgüt aklının eseridir.
Şunu açıkça söylemek zorundayız:
Çocuk üzerinden siyaset yapanın davası yoktur.
Mezar başında halay çekenin vicdanı yoktur.
Bir halkın acısını pazarlık konusu yapanın ahlakı yoktur.
Kürtleri gerçekten savunmak isteyenin yapacağı ilk iş şudur:
Kürt çocuklarını YPG ve PKK’dan korumak.
Gerisi slogan.
Gerisi gürültü.
Gerisi, çocuk mezarlarının üstüne örtülen ideolojik bir yalandır.
- Fuat SÖNMEZ










