Bazı insanlar vardır…
Yüzünüze baktığında gülümser. Hatta öyle bir gülümser ki, insan “demek ki bu dünyada hâlâ iyi niyet var” diye düşünür.
Sonra arkanızı dönersiniz.
İşte hikâye orada başlar.
Çünkü bazıları vesveseyi sadece kulağınıza fısıldamaz. Siz yokken sizin adınıza üretir. Sizin adınıza konuşur. Sizin adınıza hikâye yazar.
Şeytanın klasik yöntemi bellidir; gelir, aklı karıştırır, gider.
Ama bu tipler… Kalıcı kalır.
Siz odadan çıkarsınız, onlar devreye girer.
Siz sustuğunuzda, onlar konuşur.
Ve çoğu zaman en tehlikelisi de budur: Siz kendinizi savunamazken, onlar sizi anlatır.
Üstelik nasıl anlatır?
Eksilterek.
Eğip bükerek.
Bazen olmayanı olmuş gibi, bazen olanı bambaşka bir hale getirerek…
Ve bunu yaparken yüzlerindeki o “iyi niyet maskesi” bir an bile düşmez.
Bakın, insanın hatası olabilir. Yanlışı olabilir.
Ama arkasından konuşulan, üretilen, yayılan şey… Çoğu zaman hatanın kendisinden daha büyük bir hasar bırakır.
Çünkü doğrudan kalbe değil, itibara vurur.
Ve itibar dediğiniz şey… Kolay inşa edilmez, ama bir iki cümleyle yerle bir edilir.
Şeytan sizi kandırmaya çalışır.
Ama bu insanlar, başkalarını size karşı kandırır.
Aradaki fark ince ama sonucu ağırdır.
Birinin içine şüphe düşürürler.
Bir başkasına mesafe koydururlar.
Ve siz farkına bile varmadan, etrafınızda görünmez bir duvar örülür.
En acısı da şu:
Bunu yapanlar çoğu zaman “ben sadece onun iyiliğini düşündüm” diyerek işin içinden çıkar.
Oysa mesele görmek değil.
Mesele neyi, nasıl ve neden söylediğindir.
İşte tam da bu yüzden, insanın kendini koruması gereken şey sadece duydukları değildir.
Kendi yokluğunda söylenenlerdir.
Ve kabul edelim…
Herkes yanınızda sizinle aynı değildir. Bazıları, siz yokken asıl kim olduğunu gösterir.
O yüzden belki de en büyük akıl…
Herkese aynı mesafede durmamak, herkese aynı güveni vermemektir.
Çünkü bazı insanlar, şeytanın bile sabırla kurduğu tuzakları hızlandırır.
Üstelik bunu “sohbet” diye, “muhabbet” diye, “iyi niyet” diye yapar.
Ve geriye dönüp baktığınızda şunu anlarsınız:
Sizi yoldan çıkaran tek şey bir vesvese değildir.
O vesveseyi büyüten, yayan ve çoğaltan bu tür insanlardır.
Ya Rabbim…
Bizi arkamızdan konuşarak kalpleri bulandıranların şerrinden koru.
Bizi sözüyle fitne yayanlardan, gerçeği eğip bükenlerden uzak eyle.
Dilini hayırdan yana kullanmayanlardan bizleri muhafaza eyle.
- Fuat Sönmez












