BORÇTAN EV, EV’DEN BORÇ ÇIKTI
Bu ülkede bir şeyler hep ters gider ya…
Ev sahibi olma hayali kurarsın, gün gelir “borçlu” olursun.
TOKİ’nin Bingöl’deki hikâyesi işte tam da bu:
Devlet eliyle inşa edilen bir proje, vatandaşın sırtına bindirilmiş devasa bir yük haline geldi.
Bir zamanlar “dar gelirliye umut” diye başlayan proje,
bugün “orta direğe kâbus” olarak geri döndü.
Ev bekleyen insanlar şimdi icra dairesinden gelen zarfları bekliyor.
Ve o zarflarda ne tapu var ne anahtar sadece “borç bildirimi”.
SOSYAL KONUT MU, SOSYAL BORÇ MU?
Bingöl Merkez Kültür Mahallesi’nde 2016’da başlatılan kentsel dönüşüm projesi,
vatandaşlara ev, huzur ve gelecek vaat etmişti.
“Faizsiz, makul ödeme planlı, örnek proje” denmişti.
Ama aradan yıllar geçti, proje tamamlandı derken faturalar geldi.
Kimine 30 bin liralık borç 600 bin lira olarak,
kimine 70 bin lira 900 bine dayanmış şekilde ulaştı.
Borcu olmayanlar bile “alacaklıyken borçlu” oluverdi.
Bir vatandaş şöyle diyor:
“Benim TOKİ’den alacağım vardı, şimdi 650 bin lira borçlu görünüyorum. Nasıl oldu anlamadım.”
Anladık, ekonomi büyüyor da… bu kadar mı?
Demek ki Bingöl’de sadece evler değil, borçlar da yükseliyor.
ADIM ADIM MAĞDURİYETİN TARİFİ
Ortada artık “konut üretimi” değil, “borç üretimi” var.
Devletin vatandaşa sunduğu umut, bir imza ile kabusa dönüşmüş.
Kimi borcunu ödemiş, yeniden borçlandırılmış.
Kimi ödememiş, faiziyle boğulmuş.
Ama sonuç aynı: herkes mağdur.
Hatalar zincirleme olsaydı “kaza” derdik.
Ama bu kadar sistematik bir tabloya “hata” değil, “planlı sömürü” denir.
TOKİ’nin hesap makineleri insani değerlerden arındırılmış gibi çalışıyor.
RANTIN FAİZİ, ADALETİN FAHİŞİ
Faizmiş, güncellemeymiş, piyasa koşullarıymış…
Bahaneler bitmiyor.
Ama hiçbir formül, 10 kat artışı makul kılmaz.
Çünkü bu artışın içinde “adaletsizlik payı” var.
Ve o pay her geçen gün büyüyor.
Bir proje, vatandaşın belini bükmemeli.
Bir devlet kurumu, vatandaşa borçlu değil, minnettar olmalı.
Ama bugün Bingöl’de tablo tersine dönmüş durumda.
Ev bekleyen yurttaş, “devletime inandım” diyor ama, devlet ondan inanç bedeli tahsil ediyor.
KONUT DEĞİL, KABUS ÜRETEN SİSTEM
TOKİ’nin ilk amacı belliydi:
“Dar gelirliyi ev sahibi yapmak.”
Ama yıllar geçtikçe bu misyon,
“Her gelir grubunu borçlandırmak” hedefine evrildi.
Kentsel dönüşüm artık sadece beton değil;
vatandaşın sinir sistemini de dönüştürüyor.
Ev yükseliyor ama adalet çöküyor.
Ve bir noktadan sonra soruyorsun:
“Bu projede kim gerçekten kazandı?”
İhale sahipleri mi, yüklenici firmalar mı, yoksa sistemin kendisi mi?
Vatandaşın kazandığı tek şey var: hayal kırıklığı.
Ve o, en ağır borç türüdür.
SON SÖZ – ADALETİN FATURASI
Fuat Sönmez üslubuyla açık konuşalım:
Bu işin adı “güncelleme” değil, soygundur.
Vatandaşın alın teriyle biriktirdiği parayı, “formül hatası” bahanesiyle silmek değil,
katlamak, büyütmek, tahsil etmektir bu.
Bir devlet, halkına “ev” verirken;
o evin kapısını değil, “borç bildirimini” uzatıyorsa,
o ülkenin adalet terazisi çoktan eğrilmiştir.
Bugün Bingöl’de yaşanan sadece bir şehir hikayesi değil;
bu, Türkiye’nin vicdan testidir.
Ve ne yazık ki sınıfta kalıyoruz.
TOKİ, ev değil, borç inşa ediyor.
Vatandaş, umut değil, fatura alıyor.
Ve adalet, yine tamirat bekliyor.
- Fuat Sönmez











