Bingöl’e gelenler gitti, dertler kaldı bize…
Son günlerde Bingöl bir garip halde.
Ne zaman kafanı kaldırsan bir bakan iniyor…
Önce bir uçak sesi, sonra bir karşılama heyecanı, ardından çiçek, protokol, “Sayın Bakanım hoş geldiniz” çığlıkları…
Ve finalde…
“Söz verdik” denilen, ama nedense hep sözde kalan yatırımlar.
Bingöl’de öyle bir hava var ki, adeta Ankara’nın taşraya inmiş versiyonu.
Yatırım programı mı?
Yok canım, olur mu öyle şey.
Olsa zaten ilk önce afişini bastırır, valilik binasına asarlardı:
“Sayın Bakanımızın talimatıyla Bingöl’e 500 müjde (!)”
Ama işin aslı başka.
Bakan geliyor, il başkanının koluna giriyor, birlikte bir esnaf gezisi, ardından imamın duası eşliğinde bir temel atma tiyatrosu…
“Allah devletimize zeval vermesin” diyen vatandaşlar arasında birkaç alkış…
Sonra mikrofonlar uzatılıyor:
— Sayın Bakanım, Bingöl’e ne gibi yatırımlar yapılacak?
— Efendim altyapı çalışmaları sürecek, eğitim yatırımlarımız devam edecek, gençler için müjdeyi haftaya açıklayacağız…
Yani?
Yani hiçbir şey.
Bingöl’ün gerçek gündemiyle uzaktan yakından alakası olmayan birkaç “devlet cümlesi”…
Söze gelince “Türkiye Yüzyılı”, ama icraata gelince Bingöl hâlâ “Taş Devri”nde.
Mesela siz hiç bu gelen bakanlardan birinin Bingöl Devlet Hastanesi’nin eksik kadrosunu tamamladığını gördünüz mü?
Ya da Genç yolunun neden 15 yıldır yapılmadığını sorduğunu?
Yok.
Bir bakan geliyor:
Bingöl-Diyarbakır yolunu soruyoruz.
Cevap: “Planlama aşamasında.”
2008’den beri planlanıyor bu yol. NASA Mars’a üs kurdu, biz hâlâ Tapantepe rampasında bekliyoruz.
Bir başkası geliyor:
Solhan yolu?
Yok.
Zaten Solhanlıların kaderi yıllardır: “Yol yapımına başlıyoruz” cümlesiyle “Yol çöktü” haberi arasında gidip gelmek.
Asfalt döküldüğü gün sosyal medyada paylaşılır, ertesi gün yağmurla birlikte akıp gider.
Şehir Stadyumu mesela…
Yeni yapılacaktı.
Modern olacaktı.
Bingölspor’a armağan edilecekti.
Sonuç?
Ne stadı gördük, ne temelini.
Sadece bir görsel.
Render görselinde tribünler doluydu, gerçek hayatta yer bile yok.
Adeta “stadyumdan önce sabır testi” yapıyoruz.
İçme suyu projesi vardı bir de.
Hani 3 km kalmıştı ya?
3 kilometrelik yol, Çotlaya tırmanmaktan daha uzun sürdü.
O su hâlâ gelmedi ama bizim sabrımız çoktan kurudu.
Ama bakın, hakkını yemeyelim:
Bakanlar gelip çay içip gittiler.
Önlerine birkaç sorun dosyası kondu.
Fotoğraf çekildi, tweet atıldı.
— “Bingöl’ümüze hayırlı olsun!”
— Ne hayırlı olsun?
— “Efendim, temaslarda bulunuldu.”
Yani?
Yani işte, temas.
Dokundular geçtiler.
Ama ne yollar düzeldi, ne altyapı, ne sağlık, ne spor…
Bingöl’ün kaderi galiba bu:
Hep bir şeyler “sözde” başlar, “yarım” kalır.
Yatırım dedikleri şey de bazen sadece bir temel atma töreni,
O temelin üstü bile betonlanmadan, töreni yapanlar çoktan başka seçim bölgesine geçmiş olur.
Ama umutsuzluk yok.
Şimdi yeni bir bakan gelir,
Yine bir tören olur,
Yine bir “çok yakında” denir,
Biz de yine sabretmeye devam ederiz.
Bingöl’de artık öyle bir gelenek var ki:
Bakan gelir, söz verir, halk unutur, sorun kalır.
Ve biz de böylece yatırım almadan yatırım görmüş gibi yapar,
Stadyumsuz spor yapar, susuz içecek satar, yolsuz yolda sabah işe geç kalırız.
Ne diyelim,
Allah devletimize değil de,
Render mimarımıza zeval vermesin.
Dipnot: “render mimarı” denince, gerçek projeleri değil, sadece hayali projeleri bilgisayar ekranında “inşa eden” kişilere atıf yapıyorum.
- Fuat Sönmez












Allah senden razı olsun abim
Doğruya doğru