Bir üniversite düşünün. Daha bir hafta önce yüksek lisans programı yerleştirmeleri açıklandı. Sonuç listesinde bir aday dördüncü sırada. Ardından itirazlar ediliyor. “Hata var” deniliyor. Ve gerçekten de bir hata bulunduğu gerekçesiyle aday ikinciliğe yükseliyor.
Buraya kadar normal. Sistem hataları olabilir, düzeltilir.
Ama işin bundan sonrası tam bir muamma. Çünkü aynı aday bir süre sonra bu kez yedinciliğe geriliyor. Sebep? “Sistemde aksilik çıktı.”
Peki neyin aksiliği? Hangi teknik problem bir öğrenciyi önce dördüncülükten ikinciliğe, sonra da yedinciliğe savurur? Bu mudur üniversitenin ölçme ve değerlendirme güvenilirliği?
Şimdi asıl soruyu soralım: Bir üniversitenin en temel güvence alanı olan öğrenci yerleştirmelerinde böylesi bir karmaşa yaşanıyorsa, o kurumun akademik itibarı ne olur?
Karmaşa sadece öğrencileri değil, öğretim üyelerini de sarsmış görünüyor. Gelen bilgilere göre bu süreçte bazı hocalar görevlerinden istifa etti. Ancak gerekçeleri net olarak açıklanmadı. Burada dikkat çekici olan, rektörle öğretim üyeleri arasındaki diyalogların uzun süredir sağlıksız ilerlediği yönündeki iddialar. Hocaların görüş ve önerilerinin dikkate alınmadığı, kararların “ben ne dersem o olacak” anlayışıyla alındığı ifade ediliyor.
İşte bu noktada asıl sorun ortaya çıkıyor: Üniversite yönetimi istişareyi, ortak aklı ve şeffaflığı dışladıkça, güven sarsılıyor. Akademik camianın ruhunu besleyen tartışma ve fikir alışverişi yerine tek seslilik hâkim oluyorsa, bu durum sadece hocaları değil öğrencileri de olumsuz etkiliyor.
Çünkü mesele bir adayın kaçıncı sıraya yerleştiği meselesi olmaktan çoktan çıkmış durumda. Bu tablo, Bingöl Üniversitesi’nde idari işleyişin ne kadar sağlıklı olduğunu, liyakat ve şeffaflık ilkesine ne kadar bağlı kalındığını sorgulatıyor.
Kısacası mesele basit bir “sistem hatası” değil. Mesele, kamuoyunun gözünün içine baka baka üniversite gibi saygın bir kurumun itibarının erozyona uğramasıdır.
Sorular açık, net ve cevapsız:
- Bir adayın sıralaması neden üç kez değişti?
- “Sistem hatası” denilen şey nedir, nasıl oldu?
- İstifa eden hocalar kimlerdir, hangi sebeplerle ayrıldılar?
- Bingöl Üniversitesi’nde gerçekten neler oluyor?
Şeffaflık, hesap verilebilirlik ve güven… Üniversite yönetiminin bu sorulara tatmin edici yanıtlar vermesi şarttır. Aksi hâlde Bingöl Üniversitesi, akademik saygınlığından çok, yönetim krizleriyle ve skandallarıyla anılır hâle gelir.
• Fuat Sönmez












Üniversite değil sanki torpil mekanı... Allah bildiği gibi yapsın. Eğitim kurumlarının içini boşalttıniz...
Bir üniversitenin kalitesini belirleyen bilimsel bilgi ve ideolojik ve dinsel yapılardan arındırılmasıyla mümkündür. Üniversiteler kendi iç bunyesi özgür düşünce üretmediği müddetçe emir komuta zinciri devam edecektir
Hangi tarikatın adamını yerleştireceklerini şaşırmışlardır