“Sumud Filosu” dediler. Yani sabır, direnç, sebat. Sanki Gazze halkının yüreğinden alınmış bir kelime. Gemiler yola çıktı, yükleri sadece un, ilaç, battaniye değil; insanlığın hâlâ ölmediğini kanıtlamaya çalışan birkaç vicdan kırıntısıydı.
Ama Gazze’de vicdan öldü, deniz öldü, umut öldü.
Kaldıysa da sadece ağlayan annelerin gözlerinde yaş, mezar taşlarının arasında çocuk sesleri.
İsrail öldürüyor. Sistematik, planlı, acımasız bir şekilde. Bu bir savaş değil, bu bir soykırım. Gazze’de doğmak, neredeyse doğduğu gün öleceğini bilmek demek.
Yetmedi, Katar’a saldırmaya kalktılar. Bu sadece bir ülkeye değil, bölgedeki her barış umuduna, her arabuluculuk çabasına, kısacası insanlığın kalan son nefesine saldırıdır. İsrail’in gözü dönmüşlüğünün sınırı yok.
Dünya susuyor. Batı başkentleri susuyor. Demokrasi havarileri, insan hakları nutukları atanlar susuyor. Çünkü ölen çocukların kimliği Filistinli. Çünkü kanı akıtılanlar Müslüman. Çünkü bu ölümler onların vicdan terazisini sallamıyor.
Ama biz biliyoruz. Gazze’de her gün toprağa düşen çocuklar, sadece Filistin’in değil, insanlığın çocuklarıdır.
İsrail’in füzeleri sadece evleri değil, insanlığın yüzünü de parçalamaktadır.
Sumud Filosu belki limana varamaz. Belki daha yolun ortasında engellenir. Ama mesele o değil. Mesele bizim kalbimizin hâlâ o filoyla yola çıkıp çıkmadığıdır.
Gazze’deki bu soykırım, tarihin en büyük kara lekelerinden biri olarak kalacak. Ve İsrail, bu kanlı sayfaların en başına yazılacak.
Benim bu yazıyı burada bitirmem gerek. Ama Gazze’de anneler çocuklarını toprağa koyarken, hiçbir kelime gerçekten bitmez. Çünkü her mezar, yeni bir cümlenin, yeni bir çığlığın başlangıcıdır.
Ve biz sadece haykırabiliriz:
Kahrolsun İsrail’in bu kanlı düzeni!
Kahrolsun bu utanç verici suskun dünya!
Kahrolsun zulmü görüp de sessiz kalan İslam yöneticileri!
Kahrolsun İsrail’e kol kanat geren ABD!
Kahrolsun Filistin’in kanı üzerinden siyaset yapan Trump!
Kahrolsun halkını satan darbeci Sisi!
Kahrolsun Ürdün’ün tahtına oturmuş kukla kralları!
Kahrolsun petrol uğruna Kudüs’ü satan Suud’un Ebu Lehepleri!











