Bingöl’de bir “kent meydanı” yapılıyor. Evet evet, yanlış duymadınız: Kent meydanı!
İlk duyduğumda sevindim. Nihayet dedim, bu şehir de soluk alacak bir alana kavuşuyor. Betonlar arasında sıkışmış insanlar için bir nefeslik yer. Projeye baktım: Altında otopark, yanında bir kafeterya. Eh, olması gereken şeyler. Mantıklı, kabul edilebilir.
Ama sonra ne oldu?
Meydan projesi sessiz sedasız “evrim” geçirdi.
Bir sabah kalktık ki projeye “dükkanlar” eklenmiş.
Ne zaman eklendi? Kimin bilgisi dahilinde? Halktan onay mı alındı? Yok!
Meclisten şeffaf bir karar çıktı mı? Yok!
Duyuru yapıldı mı? Elbette hayır!
Sanki halkın değil, bir holdingin iç projesi.
Yahu bu dükkanlar ilk projede yoktu.
Şimdi birer birer yükseliyorlar.
Soru şu:
Kime yapılıyor bu dükkanlar?
Belediye mi işletecek?
Yoksa adı konulmamış “seçilmiş müteahhitler” için mi rezerve edildi?
Burası kent meydanı mı olacak, yoksa kapalıçarşı mı?
Bu şehir halkı meydan istiyor, mağaza değil.
Beton değil nefes istiyor.
Ama birileri her projeye “bir iki dükkân sıkıştıralım” hastalığını bırakamıyor.
Zihinler aynı:
Ne yapılırsa yapılsın, altına küçük bir rant mekanizması gizlemeden duramıyorlar.
“Yatırım yapıyoruz” diyorlar ama esas yatırım hep kendilerine.
Kent meydanı adı altında, milim milim dükkan diken bu anlayışa sormak lazım:
- İhale nerede?
- Kiralama süreci nasıl olacak?
- Şeffaflık nerede?
- Kamu yararı nerede?
Ama biliyorum, bu sorular soruldukça onlar rahatsız olur.
Çünkü bu soruların cevabı yok.
Çünkü bu dükkanlar, halkın cebine değil, birilerinin cebine çalışacak.
Adı kent meydanı ama her yanı kapalı devre ilişkilerle örülmüş.
İnşaat bittiğinde biz bir “meydan” değil, bir rant düzenini seyredeceğiz.
Adını da ben koyayım:
Bingöl Rant Meydanı
- Fuat SÖNMEZ











