Hani bazen “Yazık ya” dersin.
Bazen de “Yazıklar olsun”…
Ama bu defa durum farklı.
Bingöl’de yaşananlara bakınca artık demekten çekinmiyorum:
Müstahaktır bize. Hem de sonuna kadar.
TOKİ, sosyal konut adı altında daireleri satışa çıkarmış.
Devlet destekli, dar gelirliye umut olması gereken projeler…
Ama gel gör ki fiyatlar 3 milyonla başlayıp 4-5,5 milyona fırlıyor.
Sebep ne mi?
TOKİ mi bu fiyatları patlattı?
Kısmen, evet.
Ama asıl bombayı kim patlattı biliyor musunuz?
Bizzat vatandaş.
O hep mağdur rolüne bürünen, “ev alamıyoruz” diye yakınan vatandaş!
Açık artırma yapılacağını günler öncesinden duyduk.
Ne dedik?
“Katılmayın, gitmeyin, birlikte duralım, fiyatları şişirmeyelim.”
Uyarılar yapıldı.
Sosyal medyada çağrılar yapıldı.
Mahallede konuşuldu.
Toplantılarda söylendi.
Ama sonra?
Kapı açılır açılmaz sanki indirim çılgınlığı başlamış gibi koştuk içeri.
Biri 5 milyon dedi, diğeri “ben 5 buçuk vereyim” dedi.
Yetmedi, bir diğeri 6 vereyim ama benim olsun” dedi.
İnanılmaz ama gerçek: İnsanlar fiyat düşsün diye dua ederken, birileri fiyat yükseltmek için yarışa girdi.
Bingöl TOKİ konutlarında 60 metrekarelik bir dükkan, 3 milyon 600 bin liradan satışa çıkarılmış…
Sonra açık artırmada olan olmuş:
Tam 10 milyon 500 bin TL’ye satılmış.
Evet, yanlış okumadınız.
60 metrekarelik bir dükkan, Bingöl’de, İstanbul Nişantaşı değil…
10 buçuk milyon liraya alıcı bulmuş.
Peki TOKİ mi bu fiyatı çıkardı?
Kısmen, evet.
Ama asıl bombayı kim patlattı biliyor musunuz?
Bizzat vatandaş
Ve bugün 2,5 bin liralık daire, 4- 4,5 milyon liraya ve o dükkan 10 milyon 500 bin TL’ye satıldıysa,
Bunun tek sorumlusu ne TOKİ’dir, ne sistem.
Biziz.
Sadece izleyen değil, göz göre göre yangına körükle koşan biziz.
Sonra da dönüp sistemi suçluyoruz.
Hayır kardeşim, bu sefer sistem değil biz battık.
Eğer sen, komşunun alacağı evi iki katına çıkarıyorsan,
İhtiyacın yokken yatırım diye koşturuyorsan,
Ve sırf başkası almasın diye teklif üzerine teklif yapıyorsan,
O zaman bu gidişat tam da sana göre.
Ne ahlak kaldı, ne vicdan.
Ev alma değil bu, birbirine çelme takma yarışı.
Ve sonra dönüp “bu ülke neden böyle oldu?” diye soruyoruz.
İşte tam da bu yüzden:
Müstahaktır bize.
Fırsatçıyı biz büyütüyoruz.
Zam yapanı biz cesaretlendiriyoruz.
Ve en kötüsü:
Bize “durun” diyenleri de susturuyoruz.
Açık artırmaya katılmayalım dedik,
“Yok ya, ben sadece bakacağım” diyerek gidip fiyat artırdınız.
Şimdi kalkıp da “TOKİ çok zam yaptı” diyemezsiniz.
Çünkü o fiyatı siz yükselttiniz.
Evet, bizzat siz.
O yüzden bir daha “bu halk uyanmazsa…” falan demeye gerek yok.
Bu halk uyanmak istemiyor.
Uyanmaktan korkuyor.
Çünkü uyanırsa, suç ortağını aynada görecek.
Ve bu şartlarda,
Bu zamlar, bu pahalılık, bu adaletsizlik…
Hepsi ama hepsi:
Müstahaktır bize.
- Fuat SÖNMEZ











