Bingöl’de halk otobüsüne biniyorsunuz… Kartla öderseniz 19 lira, nakit verirseniz 25 lira, kredi kartına dokunursanız 28 lira. Şaka gibi değil mi? Ama şaka değil. Bu şehrin gerçeği.
Şimdi soruyorum: Bu fark neyin farkı? Kartlı ödeme 19 liraysa, nakit 25 liraysa, kredi kartı neden 28 lira? “Bankaların komisyonunu vatandaşa yansıtıyoruz” deniliyor. Güzel. Ama o zaman diğer illerde bu komisyonu bankalar mı yutuyor? Mesela İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de kredi kartıyla otobüse binince 2 lira, 3 lira fark mı alınıyor? Hayır! Hatta çoğu yerde aynı ücret. Çünkü akıl var, mantık var.
Ama Bingöl’de akıl başka işliyor. Nasıl olsa vatandaş mecbur, nasıl olsa başka alternatif yok. Hadi bakalım, kartın yoksa cebinden 6 lira fazla ver. Yetmedi, kredi kartı kullandıysan bir 9 lira da üzerine koy. Neden? Çünkü komisyon varmış! Yahu kardeşim, vatandaşa yansıtılmayan masraf mı kaldı? Elektriğinden suyuna, ekmeğinden mazotuna kadar zaten halk ödüyor. Bu da mı vatandaştan çıkacak?
Üstelik bu şehrin insanı zaten ekonomik sıkıntının içinde boğuluyor. Asgari ücretli, emekli, öğrenci… Kime dokunsan ah çekiyor. Bir de ulaşımda böylesine keyfi farklarla karşılaşıyor. Yazık, çok yazık!
Şimdi denecek ki “Ama Bingöl küçük şehir, yolcu az, maliyet fazla.” İyi de kardeşim, o zaman belediye nerede, denetim nerede? Milletin sırtına basarak maliyet çıkarmak kolay. Mesele vatandaşa yüklenmek değil, vatandaşı düşünmek.
Bu uygulama başka şehirde olsa, emin olun ortalık ayağa kalkar. Ama burada “Burası Bingöl, olur böyle şeyler” deyip geçiliyor. İşte en büyük yanlış da bu.
Bingöl halkı en iyisine layık. Ulaşımda bu adaletsizliğe son verilmesi şart. Çünkü bu işin adı ulaşım değil, bu işin adı resmen vatandaştan gizli vergi almak!
- Fuat Sönmez











