Bingöl Balı artık yalnızca arıcının, üreticinin veya birkaç kurumun meselesi değildir.
Bu mesele hepimizin meselesidir.
Bingöl’de faaliyet gösteren her kurum, her kuruluş, her işletme, her siyasetçi, her bürokrat, her sivil toplum kuruluşu ve imkânı olan her Bingöllü bu değerin tanıtılması için elini taşın altına koymalıdır.
Çünkü Bingöl Balı’nın önündeki en büyük engel balın kalitesi değil, bizim onu ne kadar anlatabildiğimizdir.
Devlet kurumları tanıtsın.
Belediyeler sahip çıksın.
İş dünyası desteklesin.
Sivil toplum kuruluşları kampanyaya omuz versin.
Basın daha çok anlatsın.
Biz yazarlar daha çok yazalım.
Hemşehrilerimiz daha çok paylaşsın.
Restoranlar, oteller, işletmeler Bingöl Balı’nı menülerine ve ikramlarına taşısın.
Kısacası herkes bir ucundan tutsun.
Çünkü herkes “Birileri yapsın” derse, ortada yapılacak iş çok, yapan ise az kalır.
Arılar bu konuda bizden daha akıllı davranıyor.
Onlar dağın bir ucundan başlayıp çiçek çiçek çalışıyor.
Kimseye “Sen de biraz çalış” demiyorlar.
Herkes kendi çiçeğinden nasibini alıyor, sonra ortaya Bingöl Balı çıkıyor.
Belki bizim de biraz arıları örnek almamız gerekiyor.
Herkes kendi alanında bir katkı sunsa, Bingöl Balı sadece Bingöl’ün değil, Türkiye’nin ve dünyanın bildiği bir marka haline gelir.
Üstelik bunun için herkesin milyonlar harcaması da gerekmiyor.
Kimi bir kavanoz alır.
Kimi hediye eder.
Kimi yazar.
Kimi paylaşır.
Kimi bir etkinliğinde ikram eder.
Kimi üreticinin önünü açar.
Kimi de sadece “Bingöl Balı alın, üreticimize sahip çıkın” der.
Küçük görünen bütün bu adımlar birleştiğinde büyük bir tanıtım olur.
Artık Bingöl’ün elinde Avrupa tarafından tescillenmiş bir değer var.
Bunu raflarda sessizce bekletmeyelim.
Dünyaya anlatalım.
Bingöl Balı’nı bir ürün olmaktan çıkarıp Bingöl’ün markası, Bingöl’ün elçisi, Bingöl’ün ortak gururu haline getirelim.
Arılar görevini yaptı.
Üretici görevini yaptı.
Doğa zaten üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Şimdi sıra bizde.
Her kişi, her kurum, her kuruluş…
Küçük ya da büyük demeden elini taşın altına koymalı.
Çünkü bu taşın altında yalnızca bir kavanoz bal yok.
Bingöl’ün emeği, bereketi, doğası ve geleceği var.
Ve unutmayalım:
Arılar Bingöl’ü Avrupa’ya götürdü. Şimdi Bingöl’ü dünyaya anlatmak bizim görevimiz.
- Fuat Sönmez














