Memlekette gençlerden çok söz ediyoruz.
“Gençler geleceğimizdir” diyoruz. Eğitimin önemini anlatıyoruz. Fırsat eşitliğinden, dayanışmadan bahsediyoruz.
Peki bütün bu sözlerin karşılığı ne?
Bazen bir öğrencinin elinden tutmak kadar basit.
İşte bu nedenle Zıkte Sürkap ile Gökçeli (Talwarı) Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin üniversite öğrencilerine burs vermesini özellikle değerli buluyorum.
Çünkü bugün üniversite okumak hiç de kolay değil.
Kira, yurt, ulaşım, yemek, kitap, bilgisayar… Öğrencinin sırtındaki yük her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor. Bazı gençler derslerinden çok, ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor.
Böyle bir ortamda verilen burs, sıradan bir maddi yardım değildir.
Bir öğrencinin eğitimine devam etmesidir.
Bir ailenin yükünün hafiflemesidir.
Belki de bir gencin geleceğinin değişmesidir.
Üstelik burada asıl dikkat çekici olan yalnızca burs verilmesi değil.
Bu iki derneğin, diğer Köy, Aşiret ve Yardımlaşma Derneklerine de güzel bir örnek ortaya koymasıdır.
Çünkü bu derneklerin elinde çok önemli bir güç var: dayanışma kültürü.
Bu güç sadece düğünde, taziyede, bayramda veya özel günlerde hatırlanmamalı.
Gençlerin eğitiminde de kendisini göstermeli.
Her derneğin imkânı aynı değil.
Kiminin bütçesi geniştir, kimininki sınırlıdır.
Ama mesele kaç öğrenciye burs verildiği değil; kaç gencin hayatına dokunulduğudur.
Bir dernek bir öğrencinin masrafına katkı sunabilir.
Bir başkası üç öğrencinin.
Bir diğeri on öğrencinin.
Bunun küçüğü büyüğü olmaz.
Çünkü eğitim hayatında bazen küçük görünen bir destek, bir genç için çok büyük bir anlam taşıyabilir.
Asıl mesele burada başlıyor.
Dernekler birbirleriyle etkinlik, salon, protokol fotoğrafı ya da sosyal medya görünürlüğü üzerinden yarışacaklarına, “Bu yıl kaç öğrencinin eğitimine katkı sunduk?” diye yarışsalar ne güzel olur.
Hatta keşke bu konuda tatlı bir rekabet başlasa.
Keşke her köy ve aşiret derneği, “Biz de bir öğrencinin eğitimine destek olalım” dese.
Çünkü gençlere sahip çıkmanın en somut yollarından biri budur.
Bugün burs alan bir öğrenci, yarın doktor olabilir, öğretmen olabilir, mühendis olabilir, akademisyen olabilir.
Ve belki yıllar sonra, kendisine uzatılan o eli hatırlayıp başka bir öğrencinin elinden tutar.
Dayanışma böyle büyür.
Bu nedenle Zıkte Sürkap ve Gökçeli (Talwarı) Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni bu anlamlı çalışmalarından dolayı kutlamak gerekiyor.
Ama mesele yalnızca onları kutlamakla bitmemeli.
Onların yaptığı, diğerlerine de bir çağrı olmalı:
“Sıra sizde.”
Köyünüz, aşiretiniz, hemşehri topluluğunuz için bir araya geliyorsanız, gençleriniz için de bir araya gelin.
Bir öğrencinin eğitimine katkı sağlayın.
Bir gencin önünü açın.
Çünkü yarın övüneceğimiz en büyük başarı, kaç kişiyi bir salonda topladığımız değil;
kaç gencin hayatına dokunduğumuz olacak.
Aşiretler yarışacaksa bırakalım gençlerin geleceği için yarışsınlar.
Bırakalım en büyük yarış, “En çok öğrencinin elinden kim tuttu?” yarışı olsun.
İnanın, bundan daha hayırlı bir rekabet olmaz.
- Fuat Sönmez














