Bereketli topraklar buluta sevdalı. İlhamını ondan alır, umudunu onda saklar.
Bulut da bu sevdaya sessiz kalmaz, karşılık verir ve rahmetini gönderir. İşte o an, yerle gök arasında görünmez bir muhabbet sofrası kurulur. Aylarca susamış topraklar iftar sevinci yaşar, yeşil kahverengiyle hemhal olur, birbirine karışır. O sevinç paylaşıldıkça, canlı cansız bütün varlıklar kendi nasibini alır. Kimine bir damla düşer, kimine bir ömür.
Bulut yağmur olup yağarken, Allah'ın sessiz kulları teslimiyetlerinin karşılığını alır. Ne bir itirazları vardır, ne bir şikâyetleri. Toprak yarılır, tohum kabuğunu çatlatır, kök derine iner. Onlarda İsmail'in teslimiyetini görmek ne güzel...
Bıçak altına yatan bir teslimiyet değil midir toprağın bağrına düşen tohumun hali de. Sesli kullar ise içlerindeki iyi insanlar hürmetine şükreder.
Yağmurun sesini duyunca durup hatırlar insan, eşref-i mahlûk olduğunu, emanetçi olduğunu, bu toprağın asıl sahibinin kendisi olmadığını.
Yağmur müjdeyle gelir. Önce kokusu gelir, sonra sesi, sonra kendisi. Ağaçlar çiçeklenir, kırlar seyredilesi olur, bakmaya kıyılamaz. Çorak araziler bayrama uyanır, taşların arasından bile bir yeşil baş verir. Geleceğe dair korkular azalır. Barajların dolması güven verir, çiftçinin yüzündeki çizgiler yumuşar, umut türkülerine yenileri eklenir. Yer gök, rahmetin şarkısına birlikte iştirak eder. Kuşlar başka öter, rüzgâr başka eser. Yer gök aşk olur, aşkın kendisi olur.
Yağmur nisana âşık, insan yağmura. Kutlu Nebi'nin o ayda doğmuş olması, yağmura ayrı bir kutsiyet verir, insana ümit olur. Sanki o ayda yağan her damla, yeryüzüne o kutlu doğumu yeniden hatırlatmak için düşer. İnsan Hakk'ın sanatını görünce acziyetini anlar. Bir damlanın içinde saklı nizamı, bir yaprağın üzerindeki duruşu görünce susar. Böyle böyle, yavaş yavaş insan olmaya evrilir. Olgunlaşır, durulur.
Yağmur gelişiyle ayrı bir güzellik katar yeryüzüne; gidişi de en az gelişi kadar asildir. Vedası gürültüsüz, gösterişsizdir. Ama ardında rengarenk bir cümbüş bırakarak gider. Güneşle sözleşmiş gibi, gidişinin ardından bir gökkuşağı asar gökyüzüne. Çocuklar parmakla gösterir, büyükler içinden bir dua geçirir. Toprak doymuştur, gök sakinleşmiştir. Ve her şey, bir sonraki rahmeti beklemeye başlar.. Ardında rengarenk bir cümbüş bırakarak gider.















